Geçtiğimiz hafta sonu Adana Büyükşehir Belediyesi, Adana Tabipler Odası ve Yaşar Kemal Vakfı tarafından “Ölümsüzlüğünün 5. Yılında Yaşar Kemal” etkinliği düzenlendi.

Çeşitli illerden gelen katılımcılarla gerçekleşen etkinliğin ilk günü Adana’da aziz şehitlerimizin anılması ile başladı.
“Her savaş, adı ne olursa olsun bir yıkımdır, insanın, üstünde yaşadığımız toprakların, doğamızın ölüm fermanıdır, insanlığımızı çürütür, vicdanımızı çürütür.”
Saygı duruşunun ardından Yaşar Kemal Vakfı Başkanı Sayın Ayşe Semiha Baban konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşması esnasında yaptığı alıntılarla ve aktardığı anılarla Yaşar Kemal hakkında az bilinen noktaları vurguladı.

Etkinlik Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Dairesi Başkanı Sayın Oya Hanım’ın güzel konuşmasıyla devam etti. “Yaşar Kemal ve Doğa” isimli panelde moderatör Dr. Ayşegül Tözeren’idi. Sayın Tözeren’in yönettiği panelde şair, yazar Güven Turan, Prof. Dr. Aydın Uğur, eski Kültür Bakanlarından Ercan Karakaş ve Pen Başkanı Zeynep Oral yer aldı. Farklı bakış açılarından ve farklı uzmanlık alanlarından Yaşar Kemal’in doğaya bakış açısı değerlendirirken, tüm dinleyiciler pek çok bilgiye sahip oldular. Yaşar Kemal’in ileri görüşlü bir yazar olduğu ve aslında yıllar öncesinde ne büyük bir doğa savunucusu olduğu gözler önüne serildi.

“Doğa insanlardan elini çektiğinde, doğa ile birlikte dostluk duygusu da, sevinç duygusu da, merhamet duygusu da insanlardan elini çeker. Kültür dediğimiz insan-doğa, insan-insan ilişkilerinden çıkan deneyimlerim birikimidir. Romanın yapısını işte bu ilişkiler tayin ediyor.”
Panel bitiminde Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Zeydan Karalar, tüm konuşmacıları tebrik etti ve Yaşar Kemal’in unutulmaz o sözünü hatırlattı. “Yaşar Kemal’i öğretmek bir görev değil mecburiyettir. Çünkü Yaşar Kemal’in fikirleri yaşasaydı, dünyada bu savaşlar olmayacaktı.”

Ertesi gün İnce Memed’in diyarı Anavarza’ya doğru yola çıkıldı. Yol esnasında Çukurova uçsuz bucaksız manzarasıyla göz doldururken, üstüne yol boyu Yaşar Kemal’in ses kayıtları dinlendi. Sayın Baban’ın bizlere sürpriziyle Yaşar Kemal’in sesinden kendi hayatını dinleme şansına erişildi. Bu büyüleyici anda Yaşar Kemal’le bütünleşmiş halde yolda olmak unutulmazdı. Gezi esnasında Seyhan Belediyesi Arkeoluğu Sayın Ümit Bey’in anlatımıyla tarihi doku tüm katılımcılara anlatıldı. İlk durak Anavarza’da, kazı çalışmalarına 2012 yılında başlandığı ve halen sürmekte olduğu aktarıldı. Ümit Bey, tepe noktada görülen kale ne kadar Anavarza Kalesi olarak bilinse de aslında köy alanında bulunan bölgenin Anavarza Kalesi olduğunu aktardı. Toplu çekilen fotoğrafın ardından yola çıkıldı.

Sonraki durak ise Ayşehoca Köyü oldu. Adana Tabipler Odası’ndan Sayın Dr. Selahattin Menteş’in evinde çay içildi, narenciye ağaçları arasında dolaşıldı. Ve köydeki vatandaşlarla sohbet edilip, turunç toplandı. Kısa molanın ardından tekrar yola çıkıldı.

Artık gideceğimiz nokta Yaşar Kemal’in doğup büyüdüğü topraklardı, Hemite Köyü’ydü. Yolunuz buralara düşerse yüzünüzde tebessümle yolları arşınlar ve doğasına hayran olursunuz. Yol üstündeki Sakacalık Köyü ve meşhur cami minaresindeki leylek yuvası görülmeye değerdi.

Köye varış noktamız Yaşar Kemal Parkı’ydı. Ceyhan Nehri kıyısında yer alan park ve hemen yanındaki Yaşar Kemal Evi ziyaretçilerin uğrak noktasıydı.

Bu noktalarda çekilen fotoğrafların yanısıra, eşsiz doğasıyla ve tertemiz havasıyla herkesi oldukça büyülemişti.

Çukurova insanının sıcaklığını, samimiyetini anlatacak kelimeler bulamıyoruz. Ancak bir başka konu var ki bölgedeki köpekler adeta Yaşar Kemal Parkı ve Yaşar Kemal Evi’nin koruyucularıydı. Bölgeyi mesken tutan köpeklerin ziyaretçilere olan sevecen davranışları müthişti.

Bu durakta bizleri Platform üyelerimizden Sayın Ebru Onan Aksoy, Osmaniye Ticaret Odası Başkanı Sayın Devrim Aksoy ve Hemite Köyü’nün Halası olan Döndü Teyze karşıladı.
Bölgenin gezilmesiyle birlikte yemekler yendi ve o koca sofrada Yaşar Kemal içtenlikle anıldı.

Ve son durak olarak ilk açık hava müzesi ve 2. milli park seçilen Aslantaş-Karatepe bölgesine doğru yola çıkıldı. Bölgede dünyaya mal olmuş Karatepe Kilimlerinin sergilendiği alan, gençlik kampı alanı, piknik alanı, kapalı müze, açık müze ve alabildiğince müthiş doğa yer almaktaydı. Osmaniye’nin Halet Ablası (Halet Çambel) tarafından başlatılan çalışmalar büyük özveriler ve müthiş çalışmalarıyla bugünkü halini almış. Bölgenin gezilmesiyle ve yine rehberimizin eşsiz anlatılarıyla bilgiye doymuş ve mest olmuş halde otobüslere binildi.

Tüm bunlarla ve henüz anlatamadıklarımızla dolu dolu geçmişti işte iki gün… Akıllarda ve kalplerde Yaşar Kemal’le duygularımız tarifsizdi. Belki de en güzel tarif yine geçmişten Sevgili Erdal Öz’den geliyordu.
“Kıyamete kadar yaşayasın diyemesek de kıyamete kadar okunasın Yaşar Kemal!”


Yorum bırakın